1453-39

Peyzaj Proje ve Uygulama 

ÜRÜN KATEGORİLERİ

log-41siparisimnemanagelri-77 yurticisondedneme-98

BİZ SİZİ ARAYALIM

Biz Sizi Arayalım
whatsapp22222-26

FACEBOOK

Meyve Fidanları » Ahududu » RUBUS idaeus Glen Clova, Erken AHUDUDU Fidanı tüplü

RUBUS idaeus Glen Clova, Erken AHUDUDU Fidanı tüplü RUBUS idaeus Glen Clova, Erken AHUDUDU Fidanı tüplü
Ürün Kod: 8691809230000


Perakende alışveriş için e-fidanlık

1001fidan.com

ziyaret edebilirsiniz...





qr code
AHUDUDU YETİŞTİRİCİLİĞİ


Ahududu bitkileri, Türkiye'nin kuzeyinde, batıdan doğuya uzanan bir kuşak boyunca, genellikle 1000 m. ve daha fazla yüksekliklerde, hava oransal nemi ve toprak nemi fazla olan yerlerde doğal olarak bulunurlar. Bu yörelerde yaşayan halk tarafından çeşitli isimler altında tanınırlar; ağaç çileği, ayı üzümü, more, mudimak, kavuklu çilek, kırmızı böğürtlen v.b. Taze olarak veya reçel, şurup olarak değerlendirilirler.


Ahududu bitkileri Rosaceae familyası, Rosoideae alt familyasının Rubus cinsine aittirler. Rubus cinsine ait çok sayıda tür ve alt türe ayrılırlar. Kültür çeşidini meydana getiren en önemli tür R. idaeus, kırmızı ahudutlarıdır.

Ahududu meyvesi, ılıman bitki türlerinden üzümsü meyveler grubuna girmektedir. 

AHUDUDUNUN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ 

Ahududu bitkisinin kökleri, "saçak kök" denilen yapıda, çok sayıda ve sık bir şekilde oluşmuş ince köklerden meydana gelmiştir. Uygun toprak koşullarında 1-1,5m. derinliğe ulaşabilirler. Ancak yüzeye yakın bölgede yoğunlaşmışlardır. Yere paralel olarak, yanlara doğru daha fazla gelişirler. Bu yapılarıyla iyi bir erozyon önleyicisidirler. Ahududu kökleri üzerinde, yeni sürgünler oluşturan adventif gözler bulunur. 

Ahududu bitkisinin gövdeleri 2 yıllıktır. İlk yıl köklerde ya da kök boğazında bulunan adventif gözlerden sürerler. Bunlara genç sürgün denir. İkinci yıl bu sürgünler çiçek açar, meyve verir ve sonra kururlar. Bunlara yaşlı sürgün adı verilir. Bazı ahududu çeşitleri genetik yapıları dolayısıyla, yıllık sürgünlerinde, aynı yılın sonbaharında çiçek ve meyve oluştururlar. 

Sürgünler birinci yıl dallanmadan, 1-2 m. boylanarak büyürler ve geç sonbaharda yapraklarını dökerek kış dinlenmesine girerler. İlkbaharda sürgünler artık boyuna büyümezler ve üzerindeki gözlerden meyve dalcıkları gelişir. Uzun bir çiçeklenme ve meyve olgunlaşma dönemi görülür. 

Kültür çeşidi ahududu bitkilerinde çiçekler erdişi (erselik, hermafrodit) yapıda ve kendine verimlidirler. Bir çiçek üzerinde çok miktarda erkek ve dişi organ vardır ve başta arılar olmak üzere çeşitli böceklerin yardımıyla tozlanma sağlanır. 

Ahududu meyvesi, sapın devamı olarak oluşan çiçek tablasını çevreleyen ve ayrı ayrı döllenip tohum bağlayarak yanyana oluşan üzümcüklerden meydana gelmiştir. Üzümcükler yeterli büyüklüğü ve kırmızı rengi alıp etli ve sulu bir yapıya sahip olduklarında meyve olgunlaşmıştır. Bu dönemde üzümcükler toplu halde kolayca çiçek tablasından ayrılırlar. Kendine özgü, çok beğenilen bir tat ve kokuya sahiptir. 

AHUDUDU YETİŞTİRİCİLİĞİ İÇİN İKLİM VE TOPRAK ÖZELLİKLERİ 

Ahudutları genel olarak soğuk ılıman iklim bölgelerinin bitkileridir. Ancak bazı çeşitleri sıcak ılıman iklim bölgelerine adapte olabilmektedir. Ahududu bitkisinin kış soğuklama ihtiyacı olmaktadır, 7 derecenin altında en az toplam 800 saat geçimelidir. 

Kış aylarında şiddetli donlara (-20, -25 dereceye kadar) oldukça dayanıklıdır. Meyve olgunluk dönemi haziran-ağustos aylarında gerçekleşmektedir. Dolayısıyla sonbahar erken donları yanlızca ikinci ürün veren bazı ahududu çeşitlerinde meyvelere zarar verebilmektedir. Ayrıca ilkbaharda geç çiçek açtığından ilkbahar geç donlarından da zarar görmez. 

Ahududu yetiştiriciliğinde hava oransal neminin yüksek olması istenir. Kışları çok ılık geçen, yazları çok sıcak ve kurak olan bölgelerde ahududu yetiştirilemez. Yüksek oranda hava nemine karşılık bahçenin iyi havalanması, hava akımının sağlanması da gereklidir. Uzun süreli sis olayları ve şiddetli rüzgarlar bitki gelişimini geriletir. 

Ahududu yetiştirciliğinde güneşlenmenin de büyük önemi vardır. Yeterli güneşlenme, daha iyi bir sürgün gelişimi sağlar, sürgünlerin pişkinleşmesine ve kışa daha kuvvetli girmelerine yardımcı olur. İyi bir güneşlenme meyve kalitesini ve verimliliği de arttırır. 
Ahududunun çiçek ve meyve dönemlerinde etkili ve sürekli yağışlar ayrıca dolu yağışları zararlıdır. 

Ahududu yetiştiriciliği; organik maddelerce zengin, derin, geçirgen, hafif ve orta bünyeli, su tutma kapasitesi yüksek topraklarda başarılı şekilde yapılır. Sürekli toprak nemi sağlanmış olmalıdır. 

Ahududu bitkisi, drenajı sağlanmış, ağır bünyeli topraklara da uyum sağlar. Yeterli organik madde ve toprak nemi sağlandığında kumlu ve çakıllı topraklarda da yetişebilir. Toprak reaksiyonu hafif asit veya nötr (pH=6-7) olmalıdır. Bu değerlerin biraz altı veya üstüne de tolerans gösterilebilir. Toprak derinliği en az 1 m. olmalıdır. 
Ahududu bitkisinin iklim ve toprak isteklerini daha iyi açıklayabilmek için, Türkiye'de doğal olarak yetişen ahududu bitkilerinin bulundukları yerlere de dikkat etmek gerekmektedir. Buna göre ahududu bitkisi kışları soğuk, yazları serin, hava akımı olan, nemli ve güneşli yerlerde, organik maddece zengin, nemli ve geçirgen topraklarda en iyi şekilde yetişmektedir. 

Ahududu yetiştiriciliği Akdeniz Bölgesi sahilleri ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi ovalarının dışında her yerde yapılabilir. İklim ve toprak istekleri yönünden bazı eksiklerin bulunduğu yörelerde gerekli kültürel önlemler alınarak yetiştiricilik yapılır. 

AHUDUDU BAHÇESİNİN BAKIM İŞLERİ 

Dikimin ilk yılından başlayarak ahududu sürgünleri yakınında bulunan yabancı otlar yok edilir. Bunun için el aletleri veya seçici yabancı ot ilaçları kullanılır. 

Toprak İşleme 

Ahududu bitkisinin sürekli toprak neminin karşılanmasında malçlama, çok yararlı bir uygulamadır. Malçlama, saman, kuru ot gibi organik maddelerin ahududu sürgünlerinin oluşturduğu çit boyunca 0.6-1,0 m. genişlikte serilmesidir. Ek bir iş gücü ihtiyacına karşılık, toprak nemini muhafazası yanında, yabancı ot mücadelesini kolaylaştırmakta, meyve kalitesi ve verimlilikte artış sağlamakta, sulama suyu ihtiyacını azaltmaktadır. Malçlama işlemi, yeni tesis edilen ahududu bahçelerinde ilk 2-3 yıl uygulanmamalıdır. Dikilen fidanların kök boğazı ve köklerinden sürgün çıkışı ve sıra boyunca fidan aralarını doldurması beklenmelidir.

Sulama 

Sürekli toprak nemi isteğinde olan ahududu bitkileri için, sulama önemli bir konudur. Yağışların yetersiz olduğu dönemlerde sulama zorunludur. Sulama suyunun kalitesi de çok önemlidir. Özellikle ahududu bitkileri tuzluluğa duyarlı olduklarından bu konu özenle gözetilmelidir. Ahududu bitkisinin kökleri, kuraklığa olduğu kadar aşırı suya da duyarlıdır. Özellikle az geçirimli topraklarda fazla su birikimi köklerde hastalıklara ve ölümlere neden olur. Buna göre sulama zamanının tesbitinde tansiyometre kullanmanın çok büyük yararları vardır. 

Ahududu bahçelerinde damlama sulama sisteminin yapılması gerekmektedir. Bu sistemde, bitkinin ihtiyacı kadar su zamanında ve yeteri kadar verilir. Yanlız kök bölgesi ıslatıldığından, sulama suyu tasarrufu yapılır., yabancı ot sorunu en aza indirilir. Gübreleme de bu sistemle yapıldığından sulama ve gübreleme için iş gücü ihtiyacı çok azdır. Bitki gelişimi, verimlilik ve meyve kalitesinde önemli artışlar sağlanır. 

Gübreleme 

Ahududu bitkileri organik maddelere fazla ihtiyaç duyarlar. Dikim sırasında bahçeye uygulanan yeşil gübreleme veya çiftlik gübresine 2-3 yılda bir ilaveler yapılır. bitkisel materyalle yapılan malçlama işlemi de zamanla bitkilerin organik madde ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olur. 

Çiftlik gübresi, ahududu bahçesine yılın her döneminde verilebilir. Ancak en uygun zaman, sonbaharda, bitkilerin yapraklarını döküp kış dinlenmesine girdiği dönemdir. 

En kuvvetli çiftlik gübresinin kanatlılara (tavuk, güvercin, v.b.) ait olduğu, koyun gübresinin de sığır gübresine göre daha değerli olduğu bilinmektedir. Çiftlik gübrelerinin ahududu bitkileri için bu çok yönlü yararlılığına ramen, aşırı miktarda verilmeleri, zararlı sonuçlar doğurabilir. Örneğin sürgünlerin sonbaharda büyümeye devam ederek yapraklarını geç dökmeleri, kış dinlenmesine geç girmeleri ve sonbahar erken donlarından zarar görmeleri gibi... 

Ahududu bahçelerine azot, fosfor, ve potasyum gibi ticari gübrelerin, gerektiği zaman ve gerektiği miktarlarda verilmeleri gerekir. Genel olarak azotlu gübreler sürgün ve meyve büyümesini arttırır. Fosforlu gübreler çiçek tomurcuğu oluşumunu düzenler, potasyumlu gübreler de sürgünlerin daha sık dokulu, hastalıklara ve kış soğuklarına daha dayanıklı, ayrıca meyvelerin daha kaliteli olmalarını sağlar. 

Ticari gübrelerin eksikliği kadar fazlalığı da bitkilere zarar verir. Bu nedenle gübrelemenin yaprak ve toprak analizlerine göre, tavsiye edilen doz ve zamanda verilmeleri gerekir. 

Bahçenin gübre ihtiyacının belirlenmesinde toprak yapısı, yörenin iklim durumu, yetiştirilen çeşit, o yılki sürgün gelişimi ve meyve verimi durumu, uygulanan sulama ve budama sistemi, bahçenin yaşı gibi çok çeşitli faktörler de etkili olur. 

Azotlu gübreler ahududu bitkilerine erken ilkbaharda ve meyve gelişimi sırasında olmak üzere iki defa verilir. Azotlu gübreler, çiftlik gübresi uygulamasında olduğu gibi bitkilerin kök bölgelerine serpilerek verilir. Damlama sulama sistemi uygulanıyorsa tesbit edilen yıllık azotlu gübre erken ilkbahardan yaz sonuna kadar zaman zaman uygulanır. 
Fosforlu ve potasyumlu gübreler gerektiğinde, yılda veya 2 yılda bir uygulanır. Uygulama sonbahar-kış aylarında yapılır. Azotlu gübrelerden farklı olarak, fosforlu ve potasyumlu gübreler bitkilerin kök bölgeleri kenarlarına, toprağa 20-30 cm derinlikte gömülerek uygulanır. Fosforlu ve potasyumlu gübrelerin formları da önemlidir. Fosforlu gübreler genellikle asit formda olup, toprak pH'sı düşük olmadığı durumlarda yararlıdır. Potasyumlu gübrelerin klorlu formu ahududu için zararlıdır, sülfat formu kullanılmalıdır. 

Ark usulü sulama yapılıyorsa yaz sonunda sulama arklarına bu gübreler serpilip üzerleri kapatılır. Yağmurlama veya damlama sulama sistemi uygulanıyorsa, sulama suyuyla birlikte birkaç defada verilebilir. 
Azot, fosfor ve potasyumun yapraklardan uygulanan sıvı formları da bulunmaktadır. Genel olarak çeşitli mikro elementleri içeren sıvı gübreler, gerek duyulduğunda ve çok acil durumlarda 
kullanılır. Bunların etkileri daha çabuk, uygulanmaları daha kolay, ancak fiyatları daha yüksektir. 

Budama 

Budama, bitkilerde kesme, eğme, ve bağlama işlemlerinin tamamına verilen addır. Doğru uygulama yapılırsa bitkilerin erken meyveye yatmalarını, gelişme, verimlilik ve meyve kalitesinin arttırılmasını, hastalık ve zararlı riskinin azaltılmasını, bu istenilen özelliklerin uzun yıllar devam etmesini sağlar. 

Budama işi, ahududu bitkisini iyi tanıyan, gelişme ve ürün verme karakterini takip edebilen, tercihen deneyimli kişilerce yapılır. Budamadan sonraki dönemlerde, yapılan uygulamanın sonuçları gözlemlenerek deneyim kazanılır. 

Dikimden önce fidanlara uygulanan kök tuvaleti ve dikimden sonra yapılan tepe kesme işlemlerinden sonra, ahududu bahçelerinde üç farklı amaçlı budama yapılır: 

- Şekil budaması 
- Ürün budaması 
- Gençleştirme budaması 

AHUDUDUNUN FAYDALARI;

-Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
-Terletir ve idrar söktürür.
-Kabızlığı giderir.
-Vücuda dinçlik verir.
-Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır.
-Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır.
-Ateş'i düşürür.
-Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır.
-Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.







Ürün Kategorileri



Anasayfa - Hakkımızda - İletişim - Rss


Her Hakkı Saklıdır © 2014 Doğa Peyzaj